Havalimanı Mülkiyetleri

   Globalleşen dünya diyoruz .“Küresel köy”de dediğimiz günümüz rekabet ortamında işletmeler hayatta kalmak için tedarik zinciri kanallarını geliştirerek ve/veya çeşitli ekonomi politikaları belirleyerek büyümeye ve hayatta kalmaya çalışıyor. Sizlerle bu hafta Havalimanı Mülkiyetleri hakkında konuşacağız.

   Havaalanı sektöründe yaşanan bazı değişimler gerek dünya genelindeki ekonomik eğilimlerden kaynaklanmakta gerekse de hava taşımacılığı sektöründe yaşanan gelişmeler sonucu gerçekleşmektedirler. Yaşanan her türlü değişim ister istemez havaalanı sektörünün sahiplik yapısından, havaalanı tasarımına ve yönetim anlayışına kadar havaalanlarında bir dizi değişimin de yaşanmasına neden olmaktadır. Yaşanan çeşitli değişimler:

  • Özelleştirme
  • Ticarileşme
  • Küreselleşme

Ticarileşme

   Daha önceleri kamu sahipliğinde olan havaalanları -ki ülkemiz için havaalanlarının çoğu hala kamu sahipliğinde- günümüzde birer ticaret merkezi haline gelmiştir. Havaalanları artık bir hava aracının iniş-kalkış yaptığı yerden çok daha fazlasıdır. Havaalanı gelirleri havacılık ve havacılık dışı gelirler olmak üzere ikiye ayrılıyor. Birçok ülkede havacılık gelirleri havacılık dışı gelirlerden daha fazla gelir getirmektedir fakat ABD için havacılık dışı gelirler –kira vb.- havaalanı için daha fazla gelir getirmektedir.

   Havaalanı ticarileşmesine tekrar dönecek olursak acenteler, reklamlar, araba kiralama şirketleri vb. şirketler bir havaalanı için ciddi gelir kaynağıdır ve havaalanları da birer işletme olduğu için bu gelir kaynaklarına önem vermek zorundadır.

Özelleştirme

   Ticarileşmenin ardından özelleştirme de havaalanı sektörü için önemli bir gelişmedir. Kapasite yetersizliği yüzünden havaalanı sektöründe özelleştirmeye gidilmiş ve kapasite sorununun üstesinden gelinmiştir.

  Havaalanı özelleştirmeleri toplumun bazı kesimleri tarafından çeşitli sebeplerle eleştirilmektedir. Bunlar; havaalanlarının tekel yaratması, ticari anlayış ile yönetildiklerinde hizmet kalitesinin düşürülüp yalnızca kâr odaklı birer işletmeye dönüşmeleri ve çevrelerine vermiş olduğu zararları önemsemeyen işletmeler haline gelmeleri gibi endişelerdir.

      Havaalanı özelleştirme uygulamaları, ülkeden ülkeye ve projenin kendine has özellikleri nedeniyle farklılıklar göstermektedir. Bu farklılık, devletin ya da havaalanının sahibi olan yerel otoritenin özelleştirme sonucu neyi elde etmek istediğine de bağlıdır. Bazen havaalanının tüm faaliyetleri özelleştirme kapsamında özel yatırımcılara sunulmakta, bazı uygulamalarda da yalnızca belirli bir kısmı özelleştirilmektedir. Bu da genellikle havaalanı terminalleri olmaktadır. Havaalanları özelleştirmesinde genellikle 5 farklı çeşit özelleştirme uygulaması kullanılmaktadır:

  • Hisse payı arzı
  • Doğrudan satış
  • İmtiyaz devri
  • Proje finansmanı
  • Yönetim devri

Küreselleşme

   Özelleşme ve ticarileşmenin ardından havaalanı sektörü sınırlarını aşmış ve alanında uzman olmayan işletmeler bile bu alana yönelmişlerdir. Küreselleşmenin sonucu olarak havaalanı sektörü uluslararası pazarda önemli bir şekilde yer edinmiştir. Sadece özel yatırımcılara ait olan havaalanı işletmeleri değil, devlet sahipliğindeki havaalanları da uluslararası ve küresel pazarda faaliyet göstermeye isteklidirler. Bunun nedenlerinden biri de sadece belirli bir bölgeye odaklanmış havaalanı işleticilerinin, olası kriz durumlarında zor durumda kalmalarıdır. Bunun için küresel pazarda faaliyet göstermek avantaj yaratmaktadır.

   Asıl konumuz olan havaalanı mülkiyet ve işletme yapısına gelecek olursak onu da şu şekilde açıklayabiliriz.

   Havaalanı mülkiyet hakkı ülkeden ülkeye göre ve ulus üstü kuruşlarca çeşitli farklılıklara sahip bir yapıdadır. Biz ACI yani Uluslararası Havalimanları Konseyi’ne göre ve ülkemiz için mülkiyet haklarından bahsedeceğiz.

   Dünya çapında şu şekilde bir ayrımdan bahsedebiliriz:

  • Tamamen kamu idaresi altında
  • Kısmi özelleştirme
  • Tamamen özelleştirme

Bu çerçevede şu ayrımdan 3 ayrımdan bahsedebiliriz

1- Mülkiyeti ve işletimi devlete ait olan havaalanları

   Havaalanları birçok ülkede kamu mülkiyetinde bulunmaktadır. Bunun en temel nedeni, havaalanlarında sunulan hizmetin kamu hizmeti olarak görülmesidir. Havaalanlarında devlet mülkiyeti ve işletiminin üç temel biçimi:

  • Merkezi kamu mülkiyeti ve işletimi
  • Kamu mülkiyeti ve ticari odaklı kamu şirketleşmesi
  • Bölgesel veya yerel yönetim mülkiyeti ve işletimidir
2- Devlet ve Özel Teşebbüs Ortak Mülkiyetinde ve İşletimindeki Havaalanları

   Havaalanı mülkiyet ve işletiminde devletin yanı sıra özel işletmelerin de rol almaya başlaması ile bu sektörde özelleştirmeden bahsedilmeye başlanmıştır. Farklı sınıflandırmalar olmakla birlikte; genel olarak havaalanlarında uygulanan özelleştirme yöntemlerini altı başlık altında incelemek olanaklıdır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Hisse senedi arzı
  • Blok satış
  • İmtiyaz devri
  • Proje finansmanı yoluyla özelleştirme
  • Yönetim sözleşmeleri
  • Ortak girişim şirketleri

Uluslararası Havaalanları Konseyi (Airports Council International – ACI) ise havaalanlarında uygulanan özelleştirme çeşitlerini sekiz başlık altında toplamaktadır:

  • Kalıcı İmtiyaz/Ticari satış
  • Satın al-yap-İşlet
  • Yap-işlet-devret
  • Yap-mülk edin-işlet-devret
  • Yap-devret-işlet
  • Kısmi finansman
  • Kirala-geliştir-işlet
  • Yönetim ortaklığı
3- Özel Mülkiyete Ait Havaalanları

   Mülkiyet ve işletim biçimleri yelpazesinin diğer ucunda tamamen özel mülkiyete ve işletime sahip ticari havaalanları bulunmaktadır. Havaalanı sektöründe tam özel mülkiyet, genel havacılık havaalanları arasında daha yaygın görülmektedir. Başta ABD olmak üzere tüm dünyada genel havacılık havaalanların birçoğu özel mülkiyete aittir.

Ülkemizde özelleştirme uygulamalarından şu şekilde bahsedebiliriz.

   Ülkemizde hava ulaştırma sektörünün altyapısını oluşturan hava seyrüsefer hizmetleri ve havalimanlarının işletme hizmetleri, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir.

  DHMİ, Türk hava sahasında uçuş yapan ve havalimanlarımıza iniş-kalkış yapan uçaklar ile ülkemiz üzerinden transit geçiş yapan tüm hava araçlarına hava seyrüsefer ve hava trafik hizmetleri verilmesi görevlerini yerine getirmekte ve Türkiye genelinde sivil hava trafiğine açık toplam 53 havaalanının 47 adedi, DHMİ tarafından işletilmektedir

   Ülkemizde özelleştirme yolunda yap-işlet-devret modeli geçmişte uygulanmış ve hala uygulanmaya devam etmektedir. Bu modelde bir şirket yaptığı havaalanını 40-50 yıl – daha az sürede gerçekleştiği de olmuştur- işletme hakkı elde ediyor ve bu sürenin sonunda süre uzatılmadıysa mülkiyet hakkı devlete geçiyor. İGA İstanbul Havalimanı belirli bir süre zarfında işleyiş biçiminde herhangi bir değişiklik olmadan mülkiyetinde değişiklik olacak.

   Bence üst kuruluşların çeşitli regülasyonları ile bir havaalanının tamamen özel mülkiyette kalması sektör dinamikliği ve gelişimi için çok önemli.

Havalimanı Mülkiyetleri yazımın sonuna geldik. Havalimanı Mülkiyetleri hakkındaki görüşlerinizi bekliyorum. Görüşmek üzere.

KAYNAK

1- Kitap, Prof.Dr. Ferhan KUYUCAK ŞENGÜR , Havaalanı Yönetimi

Related posts

Singapore Airlines Havayolu Şirketi

Havaalanları Master Planlaması ve Sürdürülebilir Havaalanları

Hava Lojistiği Bölümü