Sivil Havacılık Anti-Demokratik Uygulamalar Genel Müdürlüğü

by Caner

Herkese merhabalar ve iyi bayramlar. Umarım uzun bayram tatilini en iyi şekilde değerlendiriyorsunuzdur. Bizim sektörde bayram tatili olmadığı için birçok meslektaşımın ve havacılık çalışanının mesai yaptığını biliyorum. Onlara da iyi mesailer. Bu haftanın konusu SHGM tarafından alınan kandal karar.

Bilindiği üzere 24 Haziran 2022 tarihli SHGM tarafından yayınlanan Ekip Geçişleri Hakkındaki genelgede akla ziyan bir madde bulunuyor. Buna göre ilgili yönetmeliğin 5A -1,2,3 maddelerini okuduğunuzda kulağınıza inanamıyorsunuz. Yurt dışında bir şirketten kabul aldıysanız ve eğer ayrıldığınız şirketten muvafakat alamazsanız SHGM size 6 ay boyunca lisans doğrulaması yapmıyor. Eğer bu şirkete borcunuz varsa bu sefer hiç lisans doğrulaması yapamıyorsunuz.

Evet, akla ziyan bu genelge şu anda yürürlükte. İnsanın inanası gelmiyor. Ben yaz aylarında şirket geçişini eleştirirken şimdi de pilotların yurt dışına kaçmasını engellemek için şirketler isteklerini SHGM’ye diretiyor. SHGM otoritedir. Siz otoriter yetkilerinizi anayasaya aykırı bir şekilde kullanamazsınız. SHGM’nin görevi lisans doğrulamadan öteye gitmemelidir. SHGM, borcunu ödemeyen pilota ve şirket değiştirmek isteyen pilotun sürecine dahil olmamalıdır. SHGM mahkeme değildir. Bırakın kurumlar ve şirketler arasında çıkan anlaşmazlıkları mahkemeler çözsün. SHGM’nin böyle bir yetki sorumluluğu olmadığı gibi kendi yetkisini aşan konulara hiç girmemesi gerekiyor.

Bundan sonraki aşama ne olacak? Yurt dışına başvuru yapan pilotların pasaportlarına el mi koyacaksınız? SHGM olarak size bu genelge isteği ile gelen şirketlere kapıyı göstermeniz gerekiyor. Bu bizim işimiz değil demeniz gerekiyor. Düşünün ki kimlik doğrulmasına ihtiyacım var ve devlet bana senin GSS borcun var eğer borcunu ödemezsen kimlik doğrulmanı yapmam diyor. SHGM’nin de yaptığı aynen budur. Devlet olarak sen taraf tutamazsın. Eğer bireyler ve kurumlar arasında anlaşmazlık varsa burada yetkili merci mahkemelerdir. Mahkemeler de devletin mahkemeleridir.

Ayrıca burada sorulması gereken soru da şudur: Biz nasıl olurda yurt dışına kaçışı durdururuz? Şirketler kapalı kapılar arkasında böyle lobicilik yapacağına kendilerinin çalışma şartlarını düzeltsinler. Biz nasıl olurda kendi pilotlarımızı yurt dışına kaptırmayız diye düşünsünler. Size daha önce yazmıştım, virüsün etkisi yavaş yavaş geçmeye başlayınca, havacılık toparlanmaya başladığında ibre pilotlardan yana dönecek demiştim. O zaman şirketler de harıl harıl pilot arayacaklar demiştim. Şu anda körfez şirketleri bu durum içinde. Haklı olarak, pandemi sırasında hakları yenen, canları yanan pilotlar da bunu unutmayıp buralara gitmeye başladı. Kişisel olarak tanıdığım birçok pilot başka şirketlere geçti, birçok pilotta geçmek üzereydi. İşte şimdi bu yönetmeliğin ne için çıkarıldığını anlamışsınızdır.

Şirketler şartlarını iyileştireceğine birkaç kişi ile anlaşıp yönetmeliği değiştiriyorlar. Nasıl? Güzel iş değil mi? Şartlardan da kastım maaş değil. Yıllardır itilip kakılan, tehdit edilen, bastırılan, sendikasızlaştırılan pilotlardan bahsediyorum. Bu insanların birçoğu parayı önemsemiyor. İnsan gibi muamele görmek istiyor. Ama maalesef bazı yöneticiler bunları gördüğü halde görmezden geliyor. Tek kelime ile yazık!

Buradan TALPA, Havasen ve Hava-iş’e ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Bu haksız, hukuksuz genelgeye hepsi tek bir ağızdan hayır dediler. Tek bir ağızdan hayır denilen ve mahkemeye taşınan bu genelgenin iptal edileceğine şüphem yok. Aşağıdaki linklerden ilgili STK ve Sendikaların itiraz yazılarına erişebilirsiniz. Ayrıca, TALPA tarafından 2022/1306 başvuru numaralı ilgili genelge için yürütmeyi durdurma ve genelgenin iptali için açılan dava da takdir edilecek hareket olarak göze çarpıyor. TALPA’nın son zamanlardaki çalışmalarını büyük bir zevkle takip ediyorum. Gerçekten alkışlanacak hareketlerde bulunuyorlar. 

TALPA’nın Görüşü

HAVASEN Görüşü için Tıklayınız

HAVA-İŞ Görüşü için Tıklayınız

Umarım havacılıkta aynı bu şekilde diğer tüm konularda da birlik sağlayabiliriz. Dayanışma havacılıkta çok önemlidir. Geçen hafta yazdığım gibi sözde değil özde örgütleşme ile bu tür sorunların üstesinden gelebiliriz.

Bu yazıma şöyle bir eleştiri gelebilir. Borcunu ödemeyen kişi de yurt dışına gitmesin. Ya borcunu ödesin ya da çalışsın. Bu soruya iki açıdan yaklaşarak cevap vereceğim. Bunlardan ilki emniyet, ikincisi ise anayasal haklarımız. Sizinle çalışmak istemeyen bir kişiyi havacılıkta kendi şirketinizde zorla tutmak emniyeti etkileyebilir. Ben bunu savunuyorum. Bunu sadece ben değil aynı zamanda THY’de savunuyor. Eğer THY’den istifa ederseniz pilot olarak 3 ay ihbar süresine uymak zorunda değilsiniz. Çünkü THY, bizimle çalışmak istemeyen birinin zorunlu olarak şirketimizde durması emniyetli değil diyerek kendilerinin emniyetine katkıda bulunuyorlar. Emniyet havacılıkta olmazsa olmazdır.

Bu ucube kuralın çıkarılmasını isteyen kişinin kesinlikle pilot olduğunu düşünmüyorum. Aklı yerinde olan hiçbir pilot bunu desteklemez. Anayasal haklarımızı savunmak hepimizin en temel sorumluluklarından biridir. Bizi etkilesin veya etkilemesin yanlışa yanlış demeliyiz. Örneğin ben THY’den istifa ettiğimde borcumu ödeyecek birikimim yoktu ancak şirketin ve kendimin iyi niyeti ile problemi çözdük ve borcumun tamamını şirkete ödedim. Bu durumdan kim zarar gördü? Şu mevcut durumda ben yurt dışında çalışamıyor olacaktım. Bunun sebebi ise SHGM’den doğrulama yapılmaması olacaktı. Bu şimdi etik mi? Ben şirketimden kötü ayrılmadım. Dediğim gibi pilot ve şirketler arasındaki muhatap SHGM değildir ve olmamalıdır!

Yazımı çok fazla uzatmak istemiyorum. Bu problemin en kısa sürede çözüme kavuşacağını düşünüyorum. Ancak şu durumda bile bu genelgeden etkilenen en az 40-50 pilot olduğunu biliyorum. Maalesef bu süreç meslektaşlarımız için zorlu geçiyor. Ben onların yerinde olsam SHGM’yi dava eder ve zararımın karşılanmasını isterdim. Bu arada pilot arkadaşlara tavsiyem başka ülkelerden de pilot lisanlarına sahip olsunlar. EASA, FAA benzeri lisanslara sahip olursanız bu tür problemleri ortadan kaldırırsınız. Aslında bu aklı bile vermek bana koyuyor. Bizim ülkemizde böyle şeylerin olması o kadar üzücü ki…

SHGM bu noktada kendi iç hesaplaşmasını yapmalıdır. Bu sorumluluğa imza atan herkesin görevden uzaklaştırılması gerekmektedir. Ben yaptım oldu zihniyeti ile koskoca kurumu yönetemezsiniz. Rusya’nın pilotlarına uyguladığını kendi pilotlarınıza nasıl uygularsınız? Rusya gibi demokrasiden uzak başka sebeplere dayanan lisans doğrulamanın engellenmesi yoluna gidersiniz. Bana inanmayanlar haberi aşağıdaki linkten okuyabilir. Bu konuda karar SHGM’nin. Ülkemizi anti-demokratik uygulamaların merkezi haline gelen Rusya ile bir mi tutacaksınız? Yoksa anayasal ve temel hakların korunması için mi çalışacaksınız? İşte bütün mesele burada.

Rusya’nın kendi pilotları için lisans doğrulamaması yapması hakkındaki haber


Sizin SHGM’nin bu hamlesi hakkında görüşleriniz nelerdir? Düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Geçen haftaki yazıma buradan erişebilirsiniz. Benimle sosyal medya hesaplarımdan veya iletişim bölümünden irtibata geçebilirsiniz. Yazılarımı ayrıca Medium ortamı üzerinden de yayınlıyorum. Beni oradan da takip ederseniz sevinirim. Haftaya görüşmek üzere…

Dr. Caner ACARBAY

You may also like

2 Yorumlar

Hande Kaymak July 18, 2022 - 5:21 am

1 ay evvelki Havacılıkta Kaos yazında “Acaba bizim şirketlerimiz ne zaman yetiştirilmiş iş gücünün yurt dışına kaçmasının engellenmesi gerektiğini düşünecek?” diye sormuştun ama böyle hayal etmemişik 😂
Yabancı şirketler Türkiye’nin yerli SHGM’sini beklemek zorunda mı peki? 2000 saat uçuşunu toplamış pilotun kapı gibi logbooku da varken, onaylı olmayan bir lisansla o kadar uçmuş olamaz herhalde deyip ise alma insiyatifi yok mu?

Cevapla
Caner July 18, 2022 - 10:41 am

Selam Hande, inan ki bende böyle hayal etmemiştim. Bu kadar ileri gidip anti-demokratik olabileceklerini düşünmedim. Logbook kayıtları uçtuğumuz kayıtları gösteriyor. Lisans durumu hakkında bir bilgi vermiyor. Mesela lisansın iptal edilmiş olabilir, bir sıkıntı durumunda bu gibi bilgiler lisans verifikasyonu ile sağlanıyor. Bu sebeple birçok şirket verifikasyon istiyor. Dediğin insiyatif şirketlerde bulunuyor mu tam bilemiyorum. Bağlı bulunduğu şirket otoritesi orijinal lisansı kendi lisansına çevireceği için şirketlere bu durumu şart koşuyor olabilir.

Cevapla

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.