Farnborough Havacılık Fuarı

by Caner

Dünya küresel krizlere boğuşurken havacılıkta onu takip ediyor. Pandemi ile başlayan süreçte, Rusya-Ukrayna savaşının patlak vermesi ve petrol fiyatlarının katlanması ile havacılık hala çıkış yolu arıyor. Çok değil, 2-3 yıl önce havacılık fuarları yüzbinlerce kişinin katıldığı görkemli etkinliklere sahne oluyordu. Salgın ile Singapur, Dubai ve benzeri fuarlara katılım sınırlı ölçüde gerçekleşti. Salgın ile yaşamayı öğrendiğimiz bu zaman diliminde belki de geçmişte gerçekleşen fuarlara en yakın fuar olma özelliğini Farnborough havacılık fuarı özelinde yaşayacağımızı tahmin ediyordum. Bunda kısmen dünya nüfusunun aşılanması, virüsle yaşamaya alışmamız ve havacılığın toparlanması ile açıklayabiliriz. Nitekim istatistikleri açıklanan fuarda bu söylediklerimi doğrular cinsten. 2020 yılında fuar covid salgını nedeniyle düzenlenmemişti. Bu sebeple rakamları 2018 ile karşılaştırdığımızda, bu sene fuara katılım sağlayan 1200 firmanın (2018’de 1500’dü) toplamda 2018’e göre aynı alanı satın aldığı vurgulandı. Ayrıca 111 ülkeden fuara katılım sağlandı. Bu da yüzleri güldüren bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor. Artık küresel dolaşımın önü yavaş yavaş açılıyor. Öyle de olmalı. Bu şekilde yaşamaya alışmalıyız. Diğer fuarlarda da gördüğümüz üzere, fuara Rusya tarafından katılan olmadı. Batı yaptırımlarına maruz kalan Rusya’nın katılmasını zaten kimse beklemiyordu. Farnborough’da askeri ve sivil havacılık başta olmak üzere her türlü havacılık hizmet ve ürünlerini görmek mümkün. Ben fuarın sivil havacılık yönünün özetini geçmeye çalışacağım.

Havacılığın yakın zamandaki gündemini Boeing 737-10 uçağı oluşturuluyor. Şu anda sertifikasyon aşamasında olan uçak beraberinde birçok soruyu getiriyor. Gerçekleşen Max kazalarından sonra ABD kongresinin geçirmiş olduğu kural çerçevesinde yeni tasarlanan uçaklarda EICAS veya ECAM benzeri farkındalığı arttırıcı uyarı sistemlerinin bulunmasını zorunlu hale getirilmişti. Hal böyle olunca 737 MAX ailesinin en sonuncu üyesi 737-10’un sertifikasyon işlemleri tam bir sarmal halini aldı. Boeing tarafı, ilgili yasanın bu uçak özelinde muaf olması için gerekli açıklamaları yapıyor. Aslında haksız da sayılmazlar. Bu zamana kadar üretilen 737 uçaklarında bu sistem olmadığı halde uçağın başarısı ve emniyeti ortada. Eğer FAA ve Boeing bu konuda orta yolu bulamazsa başta Qatar hava yolları olmak üzere sipariş veren birçok firma bu durumdan olumsuz etkilenecekler. Tabi fuarda Delta ve ANA havayollarının vermiş olduğu yaklaşık 150 uçak siparişini unutmamak gerekiyor.

Günümüzün diğer önemli havacılık başlığı arasında dikey iniş kalkış yapabilen elektrikli hava araçları yer alıyor. Önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde bu hava araçlarını gökyüzünde görebileceğiz. Bu sebeple fuarda bu alanda üretim yapan ve yatırım alan birçok firma bulundu. Bu araçların sertifikasyonunda FAA ve EASA arasında bile ciddi farklılıklar bulunmakta. FAA bu araçları genel havacılık kurallarına göre, EASA ise hafif helikopter klasmanına göre sertifiye etmeyi planlıyorlar. Bana EASA’nın yaklaşımı daha gerçekçi geliyor. İşte bu noktada bir hava aracının sertifikasyonunda iki otorite tarafından ciddi sorunların çıkması gündemde. Çünkü sertifikasyon gereksinimleri iki otorite açısından tamamen farklı. Bu da küresel kapsamda işleri zorlaştırıyor. Bu konu fuarda bolca dile getirilen konular arasında yer aldı.

Fuarın en avantajlı yönlerinden biri ise CEO’ları görebilmemiz. Şirketler ve gelecekleri hakkında birinci ağızdan ne düşündüklerini anlayabiliyoruz. Airbus CEO’sunun sürdürülebilirlik hakkındaki açıklamaları ve benzer şekilde Boeing CEO’sunun şirketin son durumu ve sıfırdan yeni bir dar gövde tasarımının durumu hakkında birçok soruya içtenlikle cevap vermesi bende geleceğe dair havacılıkta hangi alanların trend olacağı konusunda fikir sahibi olmamı sağladı. İki CEO’nun açıklamaları havacılık açısından çok büyük önem arz ediyor. Bu sebeple bu röportajları okumanızı öneririm.

Sürdürülebilirlik çalışmalarına değinmezsek olmaz. Hidrojen temelli itki, SAF ve bataryalar bu alandaki temel konular. Rolls-Royce hidrojen temelli ilk motor demo setini hazırlamış durumda. Pratt ve Collins gibi firmalar hibrit elektrikli programlar üzerinde çalışmalarını gerçekleştiriyorlar. 2050 yılına kadar karbon emisyonunun azaltılması için koyulan hedeflerin tutturulup tutturulamayacağı hala belli değil. Ben bu konuda çok olumlu düşünemiyorum. Umarım beklentilerimin tersi çıkar ve havacılık bu konuda hedefleri tutturabilir.

Salgın ile en çok etkilenen uçuşların başında geniş gövde uçuşları geliyor. Dar gövde uçaklar ile uzun menzil ve noktadan noktaya uçuş geleceğin yeni trendi olacak. Nitekim A321XLR bu sebeple çok rağbet görüyor. Ancak fuarda geniş gövde satışlarının ve operasyonlarının tekrardan geri döneceği üzerine birçok vurgu yapıldı. Nitekim şu anda Avrupa’da boy gösteren personel krizi de geniş gövde açısından bir avantaj durumunda. Firmalar dar gövde iki üç uçak uçuracaklarına bir geniş gövde ile daha az iş ve daha çok yolcunun sıkıntısız seyahatini gerçekleştirebiliyor. THY’nin agresif geniş gövde büyüme stratejisi de geniş gövdeye olan talebin arttığını gösteren etmenlerin başında. THY’nin bu kararı çok yerinde. Bildiğimiz üzere THY Star Alliance üyesi olduğunda Lufthansa başta olmak üzere büyük firmalar THY’nin dar gövde ile müşterileri bu şirketlere getirip karlı geniş gövde uçuşlarını kendilerinin yapacağını düşünmüştü. THY geniş gövde pazarında büyüyerek sektörde baskın bir hava yolu oluyor. Bu sayede kâr marjını arttıracaklar. Çok yerinde ve doğru karar. Nitekim Aeroflot’a verilecek A350’leri THY’nin alması da bu doğrultuda atılan bir adım. THY son dakika şanslarını çok iyi kullanan bir firma.

Fuar havacılık tutkunları için güzel geçti diyebilirim. Salgın sonrası normal hayata adaptasyon sürecindeki normale en yakın fuarı inceleme fırsatı oldu. Bundan sonra fuarların eski coşkusu ile karşılaşacağından eminim. Ben aklımda olan birçok sorunun cevabını birinci ağızdan duydum. Bundan dolayı fuarları takip etmeyi seviyorum.


Sizin Farnborough Havacılık Fuarı hakkında görüşleriniz nelerdir? Düşüncelerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Geçen haftaki yazıma buradan erişebilirsiniz. Benimle sosyal medya hesaplarımdan veya iletişim bölümünden irtibata geçebilirsiniz. Yazılarımı ayrıca Medium ortamı üzerinden de yayınlıyorum. Beni oradan da takip ederseniz sevinirim. Haftaya görüşmek üzere…

Dr. Caner ACARBAY

You may also like

Yorum Bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.